Adrasan Tekne Turu | Güneşim Teknesi Suluada ve Koylar – Suluada Tekne Turu

Adrasan’da Nerede Denize Girilir: Adrasan Plajları Rehberi

Eser Kaptan

Temmuz 06, 2026

Adrasan'da Nerede Denize Girilir: Adrasan Plajları Rehberi

Antalya’nın batısında, Akdeniz’in en sakin ve doğallığını koruyabilmiş köşelerinden biri olan Adrasan, kitle turizminin beton yığınlarına inat, yeşille mavinin kucaklaştığı bir huzur vahası. Eski adıyla Çavuşköy olarak bilinen bu gizli cennet, Beydağları Milli Parkı’nın gölgesinde, yaklaşık 2 kilometrelik muazzam bir koya ev sahipliği yapıyor. Adrasan’da nerede denize girilir sorusunun cevabı, aslında sadece tek bir plajla sınırlı değil; çünkü bu devasa bölgenin her bir noktası farklı bir karakter, farklı bir deniz keyfi sunuyor. Hem sığ ve dalgasız sularda çocuklarıyla güvenle vakit geçirmek isteyen aileler hem de derin maviliklerde kulaç atıp şnorkelle su altı dünyasını keşfetmek isteyen macera tutkunları için Adrasan, tam anlamıyla bir biçilmiş kaftan. Şimdi gelin, Adrasan ve çevresinde denize girilebilecek tüm plajları, saklı koyları ve büyüleyici durakları adım adım, tüm detaylarıyla inceleyelim.

Adrasan Sahili

Adrasan’ın kalbi sayılan ana sahil şeridi, yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda devasa bir hilal şeklinde uzanır. Bu sahilin en büyük avantajı, tek bir koy içerisinde iki farklı deniz karakterini bir arada sunabilmesidir. Sahilin sol tarafı, yani kuzey ucu, Adrasan Deresi’nin denizle buluştuğu noktaya yakındır; bu yüzden deniz tabanı tamamen ince kumdan oluşur, su sığdır ve aniden derinleşmez. Çocuklu aileler ve yüzmeyi yeni öğrenenler için burası adeta doğal bir havuz gibidir. Tatlı su akıntısı nedeniyle suyun sıcaklığı bu bölgede bir tık daha serindir ve yaz sıcağında muazzam bir ferahlık verir.

Sahilin sağ tarafı, yani güney ucuna doğru ilerledikçe ise kum yerini irili ufaklı çakıl taşlarına bırakır. Çakılların yoğunluğu sayesinde suyun berraklığı inanılmaz bir seviyeye ulaşır. Metrelerce derinliği bile sanki camın arkasından bakıyormuş gibi net görebilirsiniz. Derin denizi sevenler ve şnorkelle yüzmek isteyenler için sahilin bu güney ucu daha uygundur. Ayrıca sırtını dik dağlara yaslayan bu kısım, öğleden sonra güneşin dağların arkasına çekilmesiyle birlikte daha erken gölgeye kavuşur ve doğal bir serinleme alanı yaratır. Sahil boyunca sıralanan yerel işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabilir, gün boyu Akdeniz güneşi altında dinlenebilirsiniz.

Balıkçı Koyu

Adrasan Sahili’nin hemen sağ ucunda, teknelerin yanaştığı liman bölgesinin biraz arkasında kalan Balıkçı Koyu, merkez kalabalığından kaçmak isteyenlerin ilk sığınaklarından biridir. Adından da anlaşılacağı gibi, genellikle yerel balıkçı teknelerinin ve tura çıkmaya hazırlanan teknelerin barınma noktası olan bu küçük koy, ana plaja kıyasla çok daha sakin bir atmosfere sahiptir. Karadan yürüyerek veya limandan kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz koy, rüzgârlara karşı oldukça korunaklı bir yapıdadır.

Balıkçı Koyu’nun denizi genellikle dalgasız, çarşaf gibidir. Deniz tabanı kayalık ve çakıllı olduğu için yanınızda bir deniz ayakkabısı bulundurmanız konforunuz açısından önemlidir. Suyun durağanlığı ve dip yapısının kayalık oluşu, burayı su altı yaşamı açısından oldukça zengin kılar. Şnorkelinizi takıp kayaların arasına gizlenmiş renkli Akdeniz balıklarını ve deniz canlılarını izlemek için oldukça ideal bir noktadır. Tesis imkanlarının çok kısıtlı olduğu veya hiç olmadığı bu koy, doğayla baş başa, izole bir yüzme deneyimi arayanlar için harika bir alternatiftir.

Kargıcak Koyu

Adrasan ile Olimpos arasında, dik yamaçların ve çam ormanlarının arasına gizlenmiş olan Kargıcak Koyu, bölgenin en bakir ve el değmemiş noktalarından biridir. Karayoluyla ulaşımın oldukça engebeli ve zorlu olması, buranın kitle turizminden korunmasını sağlamıştır. Genellikle macera tutkunlarının, kampçıların ve altı yüksek arazi araçlarına sahip olanların tercih ettiği bu koy, doğanın tam ortasında saklı bir cennet hissi verir.

Kargıcak Koyu’na adım attığınızda sizi karşılayan şey, yeşilin ve mavinin en saf hali olur. Koyun sahili iri taşlardan ve çakıllardan oluşur. Denizi ise açıldıkça derinleşen, kristal netliğinde ve hafif serin bir yapıya sahiptir. Burada herhangi bir tesis, şezlong veya şemsiye kiralama imkanı bulunmadığı için koyu ziyaret etmeden önce yiyecek, içecek ve gölgelik gibi tüm ihtiyaçlarınızı yanınızda götürmeniz gerekir. Akşamüstü dalga sesleri eşliğinde, çam kokularını içinize çekerek yüzmek istiyorsanız Kargıcak Koyu listenizde mutlaka yer almalı.

Akseki Koyu

Adrasan’dan kalkan tekne turlarının veya özel deniz araçlarının uğrak noktalarından biri olan Akseki Koyu, heybetli dik kayalıkların denizle buluştuğu muazzam bir coğrafyaya sahiptir. Koyun en belirgin özelliği, etrafını saran devasa kaya duvarlarının deniz suyuna yansıyan gölgeleriyle birlikte suya koyu, mistik bir lacivert renk kazandırmasıdır. Karadan ulaşımı olmayan bu koy, tamamen denizcilerin ve tekne turlarının tekelindedir.

Akseki Koyu’nda deniz oldukça derindir. Tekneden kendinizi bu serin ve lacivert sulara bıraktığınızda, altınızdaki derinliği hissetmek hem heyecan verici hem de büyüleyicidir. Suyun temizliği ve su altı görüş mesafesi o kadar yüksektir ki, derinlerdeki devasa kaya bloklarını net bir şekilde seçebilirsiniz. Özellikle öğle saatlerinde güneşin dik açıyla suya vurduğu anlarda, denizin berraklığı ve ışık oyunları birleşerek adeta bir kartpostallık görüntü ortaya çıkarır. Bu özellik, Akseki Koyu’nu sadece yüzme için değil, aynı zamanda fotoğrafçılık ve video çekimleri için de benzersiz bir lokasyon haline getirir.

Akseki Koyu Gezi Rehberi: Adrasan Tekne Turu İçin En Güzel Durak
Akseki Koyu Gezi Rehberi: Adrasan Tekne Turu İçin En Güzel Durak

Sazak Koyu

Musa Dağı’nın arkasında, adeta dünyadan yalıtılmış bir konumda yer alan Sazak Koyu, Adrasan’ın en popüler ve en büyüleyici koylarının başında gelir. Karadan ulaşım oldukça zorlu bir toprak yolla sağlansa da, buraya ulaşmanın en keyifli yolu Adrasan’dan kalkan teknelerdir. Geniş bir körfez şeklinde içeriye doğru sokulan koy, her iki tarafındaki dağlar sayesinde rüzgâra tamamen kapalıdır ve bu yüzden denizi adeta durgun bir gölü andırır.

Sazak Koyu’nun sahili ince kum ve çakıl karışımıdır. Denizin içi de kumluk olduğu için suyun rengi muazzam bir turkuaz ve yeşil tonuna bürünür. Ağaçların deniz sınırına kadar indiği bu koyda, suyun pürüzsüz yüzeyinde kulaç atmak insana sonsuz bir huzur verir. Teknelerin uzun süreli mola verdiği Sazak Koyu, aynı zamanda doğa yürüyüşü yapmayı sevenler için de arkasındaki ormanlık alanla güzel rotalar sunar. Yeşille mavinin bu kadar kusursuz birleştiği çok az yer vardır.

Ceneviz Koyu

Sazak Koyu’nun hemen yanı başındaki Ceneviz Koyu, geçmiş dönemlerde korsanların sığınağı olarak kullanılmış tarihi ve doğal bir limandır. Karadan hiçbir şekilde ulaşımın olmadığı koy, arkasındaki dik yamaçlar nedeniyle adeta saklanmış durumdadır. Ceneviz Koyu’na yaklaştığınızda, dik kayalıkların ortasında açılan bu muazzam havza sizi büyülemeye başlar.

Koyun denizi oldukça berrak, temiz ve canlandırıcı bir derinliğe sahiptir. Kıyıya yakın yerlerde suyun altındaki deniz yaşamını izlemek büyük bir keyiftir. Ceneviz Koyu’nu dünyaca ünlü kılan bir diğer detay ise kıyısında bulunan ve cilde iyi geldiği söylenen doğal siyah çamur kaynaklarıdır. Koyu ziyaret eden tatilciler genellikle bu çamuru vücutlarına sürerek hem eğlenceli anlar yaşar hem de doğal bir cilt bakımı yaparlar. Doğanın en vahşi ve en saf halini koruduğu Ceneviz Koyu, Adrasan tekne turu için vazgeçilmez bir duraktır.

Amerikan Koyu

Bölgenin daha az bilinen ama gizli kalmış mücevherlerinden biri olan Amerikan Koyu, adını geçmiş yıllarda burada araştırma yapan bir Amerikan ekibinden veya batık çalışmalarından aldığına dair yerel hikayeler barındırır. Adrasan koylar zincirinin bu nadide halkası, genellikle kalabalık tur teknelerinin ilk tercihi olmadığı için daha sakin, daha elit bir yüzme deneyimi sunar.

Amerikan Koyu’nun denizi dalgasız ve cam gibidir. Koyun çevresindeki kayalık yapılar, su altı florası ve faunası açısından zengin bir ortam oluşturur. Burası, şnorkelle dalış yapıp deniz kaplumbağalarını (Caretta Caretta) doğal ortamlarında görme şansınızın en yüksek olduğu yerlerden biridir. Denizin temizliği ve sessizliği, ruhunu dinlendirmek ve sadece suyun sesini duymak isteyen gezginler için burayı vazgeçilmez bir durak haline getirir.

Suluada Plajı

Adrasan Sahili’nden yaklaşık 45 dakikalık bir tekne yolculuğuyla ulaşılabilen ve son yıllarda “Türkiye’nin Maldivleri” olarak adlandırılan Suluada, kelimenin tam anlamıyla bir doğa harikasıdır. Üzerinde hiçbir yerleşim yeri, elektrik veya işletme bulunmayan bu tropik görünümlü ada, kaynağını adanın içindeki tatlı su sızıntısından alan bembeyaz kumları ve volkanik kayaç yapısıyla bilinir.

Suluada Plajı’na ayak bastığınızda kendinizi Akdeniz’de değil, okyustaki bir egzotik adada hissedersiniz. Adanın beyaz kumları, güneş ışınlarını mükemmel şekilde yansıtarak deniz suyunun göz alıcı, parlak bir turkuaza dönüşmesini sağlar. Suyun netliği o kadar fazladır ki, teknelerin gölgeleri denizin dibine düşer ve tekneler havada asılı duruyormuş gibi bir illüzyon yaratır. Suluada’da hem adanın ön tarafındaki ana plajda hem de arka taraftaki daha küçük olan Aşk Plajı’nda denize girmek, hayatınız boyunca unutamayacağınız, kartpostal güzelliğinde bir deniz deneyimi vaat eder. Adrasan’a gelip de Suluada’nın büyüleyici sularında yüzmeden dönmek, tatilinizi eksik bırakmak demektir.

Suluada Nerede?
Suluada Nerede?

Adrasan’da Deniz Keyfinin Adresi: Güneşim Teknesi ve Eser Kaptan

Adrasan’ın bu benzersiz güzellikteki plajlarını ve saklı koylarını hakkıyla keşfetmek, sadece karadan sahile inmekle mümkün değil; buranın asıl ruhu denizde, saklı koylarda ve adalarda gizli. Bu gizli cennetleri keşfederken alacağınız keyif ise tamamen hangi tekneyle ve nasıl bir ekiple yola çıktığınızla şekilleniyor. Adrasan limanında ticari kaygılardan uzak, misafir memnuniyetini ve samimiyeti ilk sıraya koyan, adından övgüyle söz ettiren bir aile işletmesi öne çıkıyor: Güneşim Teknesi ve onun deneyimli dümeni Eser Kaptan.

Bölgede 15 yılı aşkın tecrübesiyle denizcilik yapan Eser Kaptan, Adrasan’ın dalgasını, rüzgarını ve akıntısını en iyi bilen, denizin dilinden anlayan tecrübeli isimlerin başında geliyor. Güneşim Teknesi’ni klasik, gürültülü ve aşırı kalabalık tur teknelerinden ayıran en büyük özellik, teknede sundukları ferah ve huzurlu ortam. Ticari kaygılarla kapasitesinin çok üzerinde yolcu alan teknelerin aksine, Güneşim Teknesi’nde her misafirin rahatça güneşlenebileceği, hareket edebileceği butik ve güvenli bir yerleşim düzeni gözetiliyor. Eser Kaptan’ın rüzgarı ve hava şartlarını ustalıkla analiz etmesi sayesinde, denizde mide bulandırıcı veya yorucu sallantılar hissetmeden son derece konforlu ve stabil bir yolculuk yapıyorsunuz. Üstelik teknenin kapsamlı deniz sigortasıyla tura katılan tüm misafirler yolculuk boyunca güvence altına alınıyor.

Güneşim Teknesi ile tura çıkmanın bir diğer büyük ayrıcalığı ise Eser Kaptan’ın rota tecrübesi. Özellikle Suluada ve koylar turlarında, diğer büyük ve kalabalık tekneler henüz duraklara varmadan ya da o noktaları kalabalıklaştırmadan önce, Eser Kaptan sizi en doğru zamanlamayla en bakir noktalara ulaştırıyor. Böylece Suluada’nın o meşhur turkuaz sularında veya Ceneviz Koyu’nun el değmemiş kıyılarında, insan seline maruz kalmadan, doğanın tadını çıkararak yüzebiliyorsunuz. Yolculuk boyunca ekibin güler yüzü, Eser Kaptan’ın denizcilik hikayeleri ve tatlı sohbeti, tura müşteri olarak katılan herkesin gün sonunda birer dost olarak ayrılmasını sağlıyor.

Teknede geçirilen günü unutulmaz kılan en önemli detaylardan biri de şüphesiz yemekler. Güneşim Teknesi, lüks balık restoranlarını aratmayacak kalitede, taze ve lezzetli menüleriyle biliniyor. Tam bir aile işletmesi sıcaklığıyla hazırlanan öğle yemeklerinde porsiyonların doyuruculuğu ve ev yapımı lezzeti misafirlerden tam not alıyor. Denizden yeni çıkmışken temiz ve düzenli bir ortamda sunulan bu ziyafet, turun konforunu ikiye katlıyor. Kıyıya dönüş yolculuğuna yakın, tam deniz yorgunluğu çökmüşken Eser Kaptan ve ekibinin ikram ettiği sıcak Türk kahvesi ise bu mavi yolculuğun en keyifli kapanış ritüeli haline geliyor.

0-3 yaş arası küçük gezginlerin ücretsiz ağırlandığı, her yaşa uygun can yelekleri ve güvenlik önlemleriyle tam bir aile konsepti sunan Güneşim Teknesi, Adrasan’da huzurlu, güvenli ve lezzet dolu bir deniz macerası arayanlar için en doğru adreslerin başında geliyor. Yaz sezonunda yer bulmanın zor olduğu bu butik deneyim için rezervasyon esnasında ön ödeme politikasıyla yerinizi erkenden ayırtabilir; Akdeniz’in saklı koylarını Eser Kaptan’ın tecrübesi ve Güneşim Teknesi’nin içten misafirperverliğiyle keşfedebilirsiniz.